Orijinallik nereye gitti?

Orijinal olmak nedir diye sorduğumuzda cevap sadece başkalarının yaptıklarını yapmamak değildir. Orijinal olmak demek serbestçe düşünebilmek ve elindeki bilgi ile yeni tarifler yapabilmektir. Yani marjinal olmanız otomatik olarak orijinal olduğunuz anlamına gelmez. Bu yazıda orijinal olma konusunu incelemek istiyorum. Çünkü bu konu, emek ve işçilik ile alakalı ve orijinal olmak trend olmanın tam tersidir.

Günümüz dünyasında orijinalliği bitiren yapı gayet basit. Yeni nesil kapitalizm ve materyalizm odaklılık ve beraberinde rahatına düşkünlük yaratıcılığı ve emeğin değerini yavaş yavaş öldürdü. Eskiden bir oyunda veya filmde ince düşünülmüş detaylar olurdu ve bunları görüp hayret ederdik. Çünkü insanlar o zamanlar işlerine emek verebiliyor ve zaman ayırabiliyordu. Ayrıca özgün orijinal fikirleri de vardı. Bazen bir oyunun müziğini çok sever ve yıllarca dinlerdik. Bugünlerde popüler bir şarkıcının lisanslı müziğini koyup geçiyorlar. Veya oyunda gizli bir kapıyı keşfederdik. Şimdiki oyunların çoğunda direkt olarak ne yapmanız gerektiği söyleniyor. Bunun gibi örnekler farklı sektörlerde de çeşitlendirilebilir.

Ama günümüzde birçok oyunun, filmin veya şarkının birbirinin aynısı gibi hissettirmesinin başka sebepleri de var. Mesela artık "bu çalışır" denilen şeye odaklanıyor herkes. Çalışır diye düşünülen şey ise çoğunlukla trendlere dayanıyor. Trend dediğimiz şey gayet ilkel bir kavramdır, birçok insanın aynı anda aynı şeyi benimsemesi anlamına gelir. Trend konusunun içinde psikoloji de var tabi ki. Ama mesela dünya tarihi boyunca en çok bilinen kavram olan dinler bile trend olmaz genelde, bunu hiç görmedik. Trend bugünlerde size para getiren şey oluyor, yani çalışır denen şey aslında para getiriyor. İnsanlar da artık para için üretmeye geçtiler ve işin sanatını, yeniliğini veya orijinalliğini önemsemez oldular.

Trendler, hot topic 'ler...

Bu trend kavramının yanında yapay zeka da sıradanlığa katkıda bulunuyor. Mesela youtube 'da yapay zekanın yazdığı içeriği kamera karşısında okuyan sözde içerik üreticiler var, içeriği kendileri üretmedikleri halde. İnsanlar artık gözü kapalı iteleme moduna geçtiler. Orijinal içeriğe sahipmiş gibi görünmeye çalışan sıradan insanlar doldu. Trend olan konu hakkında yapay zekadan bilgi alıp, video çekip yada tweet atıp popülerlik kazanmaya çalışmak bir tarz oldu. İnsanların gerçekten bunu fark etmeyeceğini mi düşünüyorlar bilmiyorum. Belki de insanların bunu sorun etmeyeceğini düşünüyorlardır. Yada belki de youtube kullanıcıları script olarak yazılmamış özgün içeriğin kıymetini bilmiyorlardır. Sorunun bu sebeplerden birinde olduğundan eminim.

Ayrıca orijinal düşünme ile alay eden insanlar da var. Hayatta belli konularda "beklentileri" oluyor ve genelde dar görüşlü oluyorlar ve görüşlerinin dışında birşey ile karşılaştıklarında küçük görmeye ve alay etmeye veya yargılamaya başlıyorlar. Bu garip psikoloji konfor alanının rahatlığından kaynaklanıyor olabilir. O alanda kendinizi güçlü hissedersiniz çünkü. Ama bu insanlar ayrıca başkalarını serbestçe düşünmekten ve fikir belirtmekten korkar hale de getirirler. Tabi ki orijinal olmaya çalışan herkes faydalı veya kullanışlı fikirler üretiyor olmayabilir. Ama zihnini belirli bir çerçevede sınırlandırmakla da faydalı veya kullanışlı şeyler üretemeyeceğimiz de bir gerçek. Tarihte alay edilen orijinal durumlar çok olmuş, en çok bilinenleri zamanında Van Gogh tarzı resim ve Jaz müziği mesela.

Hayal kurmak da orijinalliğin bir çıktısıdır ve genelde serbest zihinlerde olur. Orijinal olabilmek için kafanızda birşeyler hayal edebilmeli ve farazi senaryolar işletebilmelisiniz. Fakat bu overthinking gibi bir yöntemle olmaz. Bu kafanızda bir kimya deneyi gibi maddeleri karıştırabilmek gibidir. Sonuçta kimseye zarar gelmez. Kimse sizi durduramaz veya yargılayamaz. Yani sizi hayal etmekten alıkoyan şey nedir? Veya neden hayal kuramıyorsunuz? Belki de hal-i hazırda bildikleriniz size yeterli geliyordur.

Konfor alanı ve rahatlık orijinalliği öldürür dedim ama bir noktaya da dokunmam lazım. Rahatlık her zaman kötü birşey değildir. Mesela hesap makineleri icat olduğunda insanlara rahatlık sağladı ve üstüne matematik alanında gelişmeler hızlandı. Mesela radyonun icadı veya internetten alışveriş gibi kolaylıklar da bizim verimliliğimizi arttıran türden rahatlıklar. Yani aslında mesele rahat olmanın değil tembel olup yetenekleri kaybetmenin tehlikesi.

Daha önce ekonomi ile ilgili yazılarımda da yazmıştım, burada da yazılabilir. İronik bir şekilde para yaratıcılığı ve yenilikçiliği öldürüyor çünkü kapitalizm odaklı yaşıyoruz ve paraya çok fazla değer verdik. Normalde insanların para kazanmak için çok çeşitli yöntemlere sahip olduğu bir dönemde herkesin bir şekilde eşit şansa sahip olacağını ve yolunu bulabileceğini düşünürsünüz. Böylece insanların da daha orijinal fikirlerin peşinden gidebilmelerini beklersiniz. Ama günümüzde bunun tam tersi oluyor. İnsanlar kazanç garantisi olmadan bırakın orijinal işleri, sıradan işlerin bile peşinden gidemiyorlar. Sıradışı şeylere zaman ayırabilecek lüksümüz yok, hayatımızı zor idame ettiriyoruz. Ayrıca, orijinalliğin ve özgünlüğün bir alıcısı var mı dünyada onu da sorgulamak lazım. Sanki insanlar trend olan şeyleri takip etmeyi daha çok tercih ediyorlar gibi.

Trend iyi bir kavram değil. Trend bir çıktıdır ve her türlü yapıda olabilir, mesela tehlikeli ideolojiler gibi. Trend herhangi bir filtreden geçirilmemiş ve denetlenmemiştir. Zararlı trendleri bir kenara bırakalım, yine de trendler başka şeylerin yerine geçip onları modası geçmiş gibi gösterir. Mesela yapay zeka trendi zararsız gibi görünüyor bugünlerde değil mi? Ama gerçekte, iyi bir avukat veya bir yazılımcı veya bir yazar veya öğretmen olmanın değeri azalıyor. Bu alanlarda yapay zeka bizim işimizi yapabiliyorsa biz neden uğraşalım diye düşünülüyor. Yani kendi doğasında yapıcılık olan bir kavram bile trend olarak yıkıcıya dönüşebiliyor. Artık trend bu, diğerleri boş iş diyorlar kısaca. Kime göre, neye göre...

Mesela iklim krizimiz var bugünlerde. Dünyanın iklimi neden trend olamıyor kolay kolay. Hepimizin iyiliği için bu konu trend olsa fena mı olur? Birkaç yüz milyon insan biraz bu konuya eğilse ve hükümetlere baskı yapsa yeterli olur. Ama böyle bir davranış sorumluluk ve elini taşın altına koymak gerektirir. Ama bir trend elimizi taşın altına koymamızı gerektirmeyebilir ve hatta bize muhtemelen maddi getiri de vaat eder. Dünyada kâr amacı gütmeyen hareketler var evet, ama bu hareketlerin çok fazla insanın ilgisini çektiği söylenemiyor. En azından bir trend haline gelmesi zor oluyor ve bir hareket olarak kalıyor. Zaten bir hareket genelde olayı anlamayı ve sorumluluğu gerektirir. Trend elle tutulur herhangi bir koşul gerektirmez.

Peki şimdi trend olan herşeyden otomatik olarak uzak mı duracağız. Tabi ki her zaman değil. Genelde söylediğim gibi insanların hayvanlardan farklı olarak eleştirel düşünme ve analiz etme yeteneği vardır. Bizim bir trendi değerlendirebilmemiz ve değerlendirmemiz gerekiyor. Çoğunluk için faydalı mı, iyi mi diye sorgulayabilmemiz ve anlamamız gerekiyor. Trendleri takip etmek ve doğasını anlamaya çalışmak gerekiyor, çünkü internet çağında trendleri durduramazsınız. Kötü niyetli olanları engellemeye çalışmak da gerekiyor. Günbegün, trendler hayatımızı ve dünyayı şekillendirmeye devam ederse, orijinal şeyleri hiç üretemeyecek ve daha çok köleleşeceğiz. Çünkü bizim yerimize birilerinin düşünmesine, karar vermesine ve hatta bizi kullanmasına izin vermiş olacağız.

Siz düşünüp üretmezeniz, düşünüleni üretmeye mahkum olursunuz

Yani özetlersem: Düşünen bir zihin orijinalliği bulabilir. Trend kovalamak ise düşünen zihni öldürür. Trendlerin arkasında ise, bir sosyal medya gerçeği olarak, çoğunlukla para vaadi vardır. Sosyal medya, günümüz faydasız kapitalizminde tıklamalarla işleyen bir makine gibi. Yani ironik bir şekilde, daha çok para eşittir daha az orijinallik anlamına gelmeye başladı. Bana bir sosyal medya felaket tellalı diyebilirsiniz. Ama kendinize şu soruları sorun: En son ne zaman yargılanma veya aşağılanma korkusu olmadan dünyaya yeni birşeyler verebildiniz? Hala orijinal birşeyler üretme kabiliyetiniz yerinde mi ve insanlar bunu özgün buluyorlar mı? Bir sonraki yazıda görüşmek üzere. Benim yazılarım nisbeten orijinaldir çünkü :)


Bir yorum yazabilirsiniz