İletişim kavramı, üzerine kitaplar yazılan, seminerler verilen ve son derece popüler bir konu olmasına rağmen çağımızın en büyük sorunu malesef iletişimsizlik olarak görünüyor. Ben bu durumun 2 sebebi olduğunu düşünüyorum. İlk olarak iletişim konusunun çok soyut veya kişisel tecrübelere binaen anlatıldığını görüyorum. İkincisi de iletişim kavramının çok basite indirgendiğini ve bu sebeple önemsenmediğini düşünüyorum. Tam da bu yüzden iletişim nedir sorusunun cevabını daha önce yapılmamış bir somutlukta ve detayda düşündüm ve yazdım.
Bu yazı okuyanlara birşeyler öğretmeyecektir, zaten benim o düzeyde bilgi birikimim de olamaz. Bu yazıda iletişim dediğimiz zaman ne kadar az şeyi anladığımızı fark edeceksiniz. Hayatınızda bir noktada bir kişi ile bir ilişki içerisinde olduğunuzda, söylediklerinizin nasıl karşıya vardığınızı veya neden varmadığını sorgulayabilecek bakış açılarınız olacak. Anlattığım somut örneği konseptlere ayırmaya çalışarak bir nevi ana başlıkları da oluşturdum. Bu sayede hafife aldığımız bu kavramı parça parça derinleştireceğiz. Yapacağım benzetim bir A noktası ile B noktası arasında bulunan bir yol ve bu yolun üzerinde bu iki nokta arasında sözcükleri ileten arabalar şeklinde olacak. Laf taşıyıcı arabalardan bahsedeceğiz :) İlk aşamamız ilişki kurma yani tanışma aşaması olacak.
Öncelikle hepimiz insanız ve birbirimize çoğunlukla sözlerimizle ve biraz da davranışlarımızla birşeyler aktarıyoruz. Bu noktada iletişmek kelimesi de dil bilgisi olarak sadece iletmek yerine karşılıklı yapılan bir eylem olmak zorunda. Tek yönlüsü sadece konuşma olabilirdi. Birbirimizi karşılıklı anlayalım diyerek işe koyulacağınız kişiyi öncelikle tanımanız gerekiyor. İletişimin 1. ayağı tanışmadır.
İlişki A ve B noktası arasında kurulan bir yoldur. İletişim ise bu yolu nasıl ve ne zaman kullandığınızı ifade eder. Karşımdaki kişi ile aramda düzgün bir yol yapmak istiyorsam malzememi öncelikle düzgün seçmem ve emek vermem lazım. Bu aşamada böyle bir yolu kurmaya niyetim var mı veya bunu istiyor muyum gibi sorular gelebilir. Ne kadar uzun bir yol olacak veya nerelerden geçecek diye düşünürüm. Mesela dağlardan ovalardan geçmesi gerekecek mi? (Aramızda engeller var mı?) Gerekirse tüneller kazmaya hazır olmam lazım o zaman. Bu yolu boş yere uzatmamak ve mümkün olduğunca direkt olmak sanırım her iki taraf için de ideal olacaktır. Sen yolu yapıp bitirdiğinde öteki taraf göçüp gitmiş olabilir :)
Sonra bu yolu kimin için yaptığımı da bilmem lazım. Çünkü ona göre bu yoldan hangi araçlar gelip geçecek diye düşünüp karar vereceğim. Ne kadar süre dayanmasını istiyorum bu yolun veya ne kadar yüke dayanmasını istiyorum gibi sorular soracağım. (Pazara kadar mı mezara kadar mı?) Burada bir önemli nokta daha var, o da bütün yolu beraber katılımla yapmak (bencil olmamak). Her taraf kendi başına yol yapmaya çalışırsa arada gereksiz çakışmalar olacaktır. İki noktadan aynı anda çıkıp ortalarda bir yerde buluşması en sağlıklısı olacaktır. Aksi takdirde daha baştan bir tarafa yük yıkmış (narsist) olabilirsiniz.
Sıra iletişime yani yolu kullanmaya geldiğinde artık karşıdaki kişiyi tanımış oluyorum. Ona neyi, ne zaman ve nasıl göndereceğimi iyi tayin etmem lazım. Fakat sürekli birşeyler göndermeye çalışmak zor olacaktır. Çünkü benim gönderdiklerim dışında bu yoldan gelenler de olacaktır. Yani bu noktada birbirine paralel 2 olay gerçekleşiyor, göndermek ve almak.
Gönderim kısmı aslında gayet kolay ve kontrolümüz altında. Bulunduğunuz noktadan bir aracı yola çıkarmadan önce istediğiniz şeylerle dolduruyorsunuz, istediğiniz bir hızla yola koyuyorsunuz. (Söz ağızdan çıkıyor) Eğer yolu çukurlarla dolu veya engebeli yaptıysanız yolda araç dağılıyor. Uzun bir yol yaptıysanız çok benzin çok yakıyor ve yolda bitiyor :) Düz ve sağlam bir yol ise karşıya varma süresi kısalıyor ve varabilme ihtimali de yükseliyor. Ama sürekli art arda göndermek doğru bir hareket olmayacaktır. Gönderdiklerimiz yolda tıkanır yada birikir yada boşa gider. (Birazdan dinleme kısmı gelecek) Alındı mesajını da beklemek lazım bazen. Mümkünse güzel araçlar göndermek lazım. Dışardan baktığında da içini açtığında da hoşnutluk veren ve rahat açılan arabalar ve paketler olmalı. Okunması da kolay olsun ki karşı tarafı yormasın. (Dürüst ve net olmak, kırıcı olmamak) Tabi ki süslü ama içi boş araçlar göndermek de hoş olmayacaktır. Hem yolu israf edecektir hem de karşı tarafta hayal kırıklığı olacaktır.
Çok yüklü bir araç gönderecekseniz birden fazla araca bölmenizi tavsiye edebilirim. Çünkü karşı tarafta bir de alıcısı var bu araçların. Çok hızlı gönderirseniz karşıdan gelenlerle kaza yapabilir yada yoldan çıkabilir yada vardığı noktada hedeften sapabilir (tartışma). Çirkin araçlar gönderirseniz içeriğinde bakılmaksızın kapıdan iade edilir. (Meramını anlatmak yerine eleştiri ile karşılık vermek) Siz araçları gönderirken bilemiyorsunuz tabi ki karşı tarafın hazır olup olmadığını. Bunun için de bazı ajanlarınız olmalı, gidip görsün öteki tarafı. Boşuna uğraştım demeyin sonra :D Belki karşı tarafta kapılar kapalı veya araç göndermeyi bırakmış da olabilir. Yaptığınız yol bozuk olabilir. Bu soruları ajanlar cevaplayabilir :) Çok iyi bildiğiniz bir araç gönderebilirsiniz test için. Normalde bu araç karşıya mutlaka ulaşırdı ve mutlaka bir şekilde dönerdi diyeceğiniz türden bir araç olmalı. (Sevdiğiniz kişiye seni seviyorum demek olabilir mesela :)
Şimdi geldik paralelde yürümesi gereken alma kısmına. Bu noktada yolu sadece sizin gönderdikleriniz ile doldurursanız (dinlemeden konuşursanız) hem gelenleri alamayacağınızı hem de karşı tarafı bıktıracağınızı fark etmişsinizdir. Hatta bu kısmın konuşma kısmından çok daha önemli olacağını da göreceksiniz. Çünkü bu yoldan size gelecek olan araçlar var. Ne kadar sıklıkla geleceğini tam olarak bilmenizin imkanı yok. Ne geleceği hakkında da bir fikriniz yok. Yolu beraber yapmadıysanız karşıdan gelen yolu kötü yapmış da olabilir karşı taraf. (Bazı insanlar gerçekten konuşmayı bilmez veya kişilik olarak fazla konuşamaz, bu yüzden kendilerini anlatamazlar) Gelen araçları tek tek açarak ve arayarak içeri almanız lazım. Mümkünse çok hızlı gelenleri, çok sık gelenleri veya dolu gelenleri de geçirebilecek sağlam bir altyapı (anlayış) lazım olacak. Bu sizin sorumluluğunuzda ve istediğiniz altyapıyı kurabilirsiniz. Girişte 10 adet görevli koyabilirsiniz. Veya lütfen tekrar deneyiniz mesajı gönderebilirsiniz :)
Paketleri, yani mesajları kaçırmamak için araçların içerisindeki hiçbir detayı atlamadan (önyargısız) almanız lazım. Sonra bu gelenleri gerekli yerlere koyup saklamanız lazım. (Değer verme) Beğenmediklerinizi kapıdan çevirmemek gerek bana kalırsa (hoşgörü) ama seçim sizin. Karşı tarafa ne aldığınızı ve ne anladığınızı da düzgün bir biçimde bildirmeniz güzel olur tabi. Aksi takdirde karşılıklı olarak aynı şeyleri tekrar tekrar gönderir ve boşuna yorulursunuz. Bazen de önceden gelmiş olan araçlardan bişeyleri araçlara koyup gönderebilirsiniz tabi. (Seni anlıyorum) Kapınızda ise her zaman bir bekleyen olmalı. Yıllarca gelen araç olmasa bile bir gün gelmeye karar verirse ihtimali yüzünden.
Bu alış veriş sırasında malfunction ‘lar yani bozukluklar baş gösterecektir bir süre sonra. Bunun birkaç sebebi olabilir. İki taraf da eskidiği için (yorucu ilişki) olabilir. Gide gele yollar bozulduğu için (azalan ortak payda veya sevgi saygı) olabilir. Elinizde araç kalmadığı için (pes etme) olabilir. Bunları arada bir yenilemek yada dinlendirmek gerekiyor aslında. Asla ama asla zorlamakla çözüme ulaşmayacaktır bu sorunlar, aksine herşeyi daha kötüye götürecektir. Yollar kendiğilinden düzelmez. Üstüne tekrar yol çekemezsiniz. Sonrasında alttan çöker çünkü. Söküp baştan yapacaksınız gerekirse. Çok mu yoruldunuz, veya sıkıldınız? Karşı tarafla iletişimi direkt olarak kesmek yerine yine aradaki yolu kullanarak biraz duralım diyeceksiniz. Tek başınıza davrandığınız, aradaki yolu kullanmadığınız veya zorla göndermeye çalıştığınız sürece mutlaka birşeyler yanlış gidecektir.
Empati konusunu buraya tam olarak oturtamıyorum ama son derece önemli bir konudur o da. Mesela karşıdan gelen aracın ve göndericinin yerine bir kere geçmek gerekiyor. Öteki taraftan burası nasıl görünüyor, işler nasıl yürüyor gibi soruları sormak gerekebilir. Öteki taraf sizin araç göndererek keşfedebileceğiniz bir yer değildir. Karşı tarafı ziyarete gidebilirseniz bunu kendi tarafınızla karşılaştırmak için değil, orayı benimsemek için, gözlemleyip dersler çıkarmak için gideceksiniz. (Eleştiri yerine öz-eleştiri) Hatta belki de öyle bir noktaya geleceksiniz ki, o tarafta işlerin bozuk yürüdüğünü bilerek kabul edecek ve araçlarınızı da ona göre göndereceksiniz. (Yapıcılık) Kapıdan içeri alan görevliler tembelse art arda araç göndermeyeceksiniz. Bence ne yolu ne de araçları israf etmeyin. Aşırı kullanılırsa eskiyecektir yada sizi yoracaktır diye düşünüyorum. Yolu sağlam yapın, karşıya bi urayıp gelin, o yolu her zaman kullanabileceğinizi ve karşı tarafın da size açık olduğunu bilin ve aynı garantiyi karşı tarafa da verin. (İyi niyet)
Başlık tam oturdu bu noktada ama ben ayrıca "hepimiz yolluyuz" şeklinde bir espiri de yapmak istedim :D
Şimdi neden bu kadar tanım ve somutlaştırma diye sorabilirsiniz. Aslında çok ciddi bir iştir ilişki ve iletişim kurmak. Parantezler arasında yazdığım kavramların bazılarını mutlaka duymuşsunuzdur. Belki yaşamış ve görmüşsünüzdür de. Ama iletişim bunların hepsini birden dikkate almakla tam oluyor. Benim herkese en başta tavsiyem bu konuyu ciddiye almak olurdu. Ben kendi tecrübemi aklıma gelen en somut şekli ile çalıştım kalıcı olabilsin diye. Bir sorun yaşandığında "acaba şu yüzden olabilir mi" gibisinden ışık tutar umarım.
Çünkü biz insanlar iletişim kavramını başta dediğim gibi dikkate almıyoruz ve daha neden veya nasıl kavga ettiğimizi bile bilmiyoruz bazen. Hele ki başta bahsettiğim yolları yapma yani ilişki kurma kısmı üzerine ayrıca bir blog yazısı da yazılabilir. Evliliklerde de bu söylediklerimin tamamının bir şekilde alakalı olacağını düşünüyorum. İçgüdüsel olarak kötülük yapmıyoruz ve o şekilde yaratılmamışız evet ama içgüdüsel olarak doğruyu da bulamıyoruz. Yani bazı temel kuralları bilmemiz gerekiyor sanki. İnsan olmak ilk koşul ama yeter koşul değil gibi geliyor. İnsanlar konuşa konuşa derler ama o konuşma sadece kelimeleri art arda dizmek değil. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere :)
Bir yorum yazabilirsiniz