Detaylar hak edenler içindir

"Detaylar hak edenler içindir". Bu söz size çok garip gelebilir. Hatta detaycı insanlardan pek haz etmeyen ve onları sonuç odaklı olmamakla eleştiren insanlardan da olabilirsiniz. Sizi yargılamıyorum ama sizi birşeye ikna etmek için bu yazıyı yazıyorum. Detaylar güzeldir, önemlidir ve gereklidir. Bu yüzden genelde detaylar size her zaman sunulmaz dünyada. Sizin onları hak etmeniz gerekir. Hak etmek için de arıyor olmanız gerekir. Bu düşüncemi epeyce felsefi açıklayacağım ama yine de gerçekle ilişkisini de ihmal etmeyeceğim. Yazıyı okumadan önce Bilmemenin Felsefesi isimli yazıma da göz atabilirsiniz. Bu yazıda aslında biliyorum demek için gerekenlere bakacağız.

Nasıl ve ne kadar biliyoruz?

Mesela bildiğinizi düşündüğünüz herhangi bir konu düşünün. Bakın konu fark etmez bile. Size şu soruyu soracağım: Bu konuyu ne kadar biliyorsunuz? Belki de "çok iyi biliyorum" diyebilirsiniz. Peki sonra şu soruyu soracağım: Nasıl bu kadar iyi öğrendiniz? Bu soruya da "çünkü bu konuda çok uğraştım" diyebilirsiniz. Peki son olarak size bana bu konuyu iyi bildiğinizi ispatlayın dersem ne yaparsınız? Muhtemelen o konuda kimsenin bilmediği şeyleri bildiğinizi ispat etmeye çalışırsınız.

Şimdi bir konuyu iyi bilmek ile ilgili süreçte bana "bu konuda çok uğraştım" diyorsanız, esasında çok zaman harcadığınızı söylüyorsunuz. Çok zaman harcamak ise sadece aynı şeyi tekrar etmek anlamına gelmez. Konuyu irdelediğinizi gösterir. İrdeleyerek de detayların farkına varırsınız ve bu size iyi bildiğinizi düşündürür. Son aşamada, iyi bildiğinizi ispatlamak için de detaylara odaklanırsınız. Yani aslında "iyi bilmek" isteyen her insan biraz detaycı olmak zorundadır.

Bir konuyu iyi bilmek için hakkını vermek dediğimiz bir kavram vardır. Yani aslında, bazen zaman bazen de para harcayarak detayları hak edersiniz ve elde edersiniz diyebiliriz. Blogda zamanında "bilmemenin felsefesi" başlıklı yazıda da yazdığım gibi, insan bildiğinden emin olmamalı ve sürekli almaya açık olmalı. Çünkü aslında neredeyse hiç birşey bilmiyor gibiyiz bu dünyada. En azından bana öyle geliyor. Çünkü detaylar genelde ortalıkta hazır durmuyor, keşfedilmeyi bekleyen bir maden gibi oluyor. Hatta bu bana Allah 'ın bir adeti gibi geliyor. Herşeyi açık açık göstermektense arayanların algılayabilmesine izin veriyor gibi.

Aslında genelde çok az biliyoruz

Hayatta herşeyden az az bilen insanların aslında hiçbirşey bilmediğini düşünürüz. Ama çok bilmek için ne gerektiğini sorduğumuzda da herkesin farklı bir cevabı olur. Çok bilmek bir meziyettir ve hak edilerek kazanılır. Bu da kısa yoldan veya bedavadan olmaz. Bu zamanın veya emeğin karşılığında ise detaylara hakim olursunuz. Detay bazen yeni bir açı, bazen denenmemiş birşey, bazen sorulmamış bir soru ..vs olabilir. Bu yüzden ilerlemenin inceliği, detaylara takılmak değil ama onları bulup çıkarabilmek ve değerlendirip kullanabilmektir. Böylece size ışık tutabilirler.

İnsanlar da aslında birbirine birşeyler anlatırken dolaylı olarak bunu yaparlar. Bir doktora gidip neden cildinizde kaşıntı veya belinizde ağrı olduğunu sorsanız, size okuduğu külliyatı oturup aktarmaz. Bunun sebebi sadece zamanının olmaması değildir, söylediklerinin sizde bir karşılığının olmadığını bilir. "Ben anlatırım da sen anlayabilir misin" diye düşünür aslında. Ayrıca siz onun kadar emek vermediniz ve detayları hak etmediniz aslında.

Sığ görüşlülük, ön yargılar, kısayol sevdası, uyanıklık, tembellik, kullanılmadığı için gerileyen beyinler, aşırı özgüven... Bunlar gibi sebeplerden dolayı insanlar az emek ile çok şey elde edebileceğine inanmaya başladı. Konunun maddi tarafı bir yana, bilişsel anlamda bence cahillik detayları aramamaktır. Aramamanın sebepleri farklı olabilir, ben insanları yargılayamam. Ama etrafa baktığınızda birçok metanın veya insanın veya şirketin artık "fayda vermez" veya "işe yaramaz" hale geldiğini görüyor ve bundan şikayet ediyoruz. Bunun sebeplerinden birisi ideali bulma iradesinin zayıflaması sanırım. İdeal dediğimiz şeyin iki ayağı var, birisi makro diğeri mikro ölçekte algı ve anlayış. Sadece orta ölçekte gördükleriniz ve bildikleriniz ile yetinirseniz, aslında ideali de hak etmeyenlerden oluyorsunuz.

Hayatta fark detaylarda gizlidir

Evreni bize göre trilyonlarca kat küçük parçacıklar oluşturuyor, insan beynini de milyarlarca nöron... Yani doğada herşey bize detaylara inme zorunluluğu sunuyor. Maddenin doğası gereği bilgi dediğimiz şey de bence daha çok detaylara inerek anlamlı oluyor çoğunlukla. Ben biraz abartıyor olabilirim tabi, bazen de sadece inceliklere odaklanacağım diye sürekliliği tıkamamak gerekiyor. Çok detaycılık mükemmeliyetçiliğe de götürür aşırıya kaçılırsa. Hele ki benim gibi ikizler burcu iseniz kararsızlık da üzerine eklenebilir. Ayarını kaçırmadan her zaman 5N 1K sorularını sormanızı önerebilirim. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere :)


Bir yorum yazabilirsiniz