Blog yazmanın 4 yılı, hız biraz yavaşladı

Yine geldi Mayıs ayı, yani sorgulama zamanı. Her yılın mayıs ayında blogda bir önceki yıla göre neler yaptığımı karşılaştırıyor ve bir sonraki yıl içerisinde neler yapabilirim diye düşünüyorum. Bu alışkanlık hem dönüp dışarıdan bloguma bakmamı sağlıyor hem de bana bazı görevler yüklüyor. Geçen seneki yazımda çoğunlukla blogda ne yazabilirim acaba diye düşünmüşüm. Bu seneki konu biraz farklı. Neden yavaşladım?

Bu yıl içerisinde yazmayı düşündüğüm konu başlıklarını da yazmışım bir önceki yıllık yazımda. Orada belirttiğim konulardan bazılarını yazabilmişim. Yazamadıklarımı düşününce tembel olduğum kanısına varabilirsiniz. Bu yıl ortalama ayda 1 yazıyı zor tutturdum aslında. Bu yüzden bu seneki sorgulama yazımda neden yavaşladığımı incelemek istiyorum.

Öncelikle sebep blogumun okunup okunmaması değil. Burası hobi alanım ve mirasım olduğu için şu anda günlük kaç kişi girip yazılarıma bakıyor diye bir bilginin peşinde değilim. Siteme günde kaç kişi giriyor bilmiyorum. Hatta kimsenin okumadığını bilsem bile yazmaya devam ederim muhtemelen.

Geçen sene belirttiğim konulardan bazılarının koca bir sene içerisinde yeterince olgunlaşamadığını gördüm. Hep yazmak istediğim ama bir türlü toparlayamadığım şeyler oluyor. Çünkü günün sonunda kendi yazımdan kendim de memnun kalmaya çalışıyorum. Her ne kadar çoğunlukla hobi olarak yazsam da dönüp baktığımda yazılımcılar gibi zamanında yazdığım şeylerden utanç duymak istemiyorum :)

Ayrıca bu kadar yıl yazınca insanın birikimi de doğal olarak sona doğru yaklaşıyor. Tabi ki yazılım konusunda çok fazla yazı yazabilirim ama burada çok ağırlıkla yazılım ile alakalı yazılar olması mantıklı gelmiyor. Diğer kategoriler ise doğal olarak iş dışındaki birikimlerden oluşuyor. Zaten tıkanma tehlikesi yaşayan kısım orası. Ama yine de cephanem yakın zamanda bitecek değil merak etmeyin :D Sorun yukarıda bahsettiğim gibi konuların yeterli olgunluğa ulaşması.

Bir sorun daha var. İnsan etrafına bakınca bu dünyaya ne verebilirim yada ne vermeliyim diye düşününce yazdığı şeyleri gereksiz buluyor bazen. Bu hissi geçen sene de yaşamıştım. Örneğin bilgisayar oyunları ile ilgili güzel bir yazı yazabilirim. Günümüzde tehlikeli ve saçma hale geldiklerini uzun uzun anlatabilirim. Fakat bunu gerçekten insanların bilmesinin bir faydası var mı diye soruyor insan bazen.

Yani bir noktada aklımdakileri yazmaya değer bulamayıp, beğenebileceğim kadar olgunlaştıramayıp tıkanmam mümkün. En azından benim dünyaya bakış açımla böyle bir risk var. Yine de yakın zamanda olacak gibi görünmüyor ama geçen sene ortalamasından bir hayli düşük bir ortalama tutturunca insan endişelenmiyor değil :)

Bu sene aklıma bir fikir geldi ve keşke baştan gelseydi dedim. Her yılın en beğendiğim yazısını seçmek güzel olurdu. Ona da bu seneden itibaren başlamaya karar verdim, her ne kadar kaç yıl daha yazacağım belli olmasa da. Bana göre yılın en'lerini aşağıdaki gibi sıralayayım madem.

Peki bu seneki hedeflerim neler :D Blog yazarken şu yazıyı yazacağım şeklinde hedef koymak mantıklı olmuyor. Bir noktada ilham geliyor ve bir konu kafanızda oturuyor. Nasıl ifade edebileceğinizi ve örneklendirebileceğinizi görüyorsunuz. Bu durumu kendiniz isteyerek oluşturamazsınız. Yine de yazılacaklar listemde birkaç şey var tabi ki ama kimisi biraz okuma araştırma gerektiriyor kimisi ilham gelmesini bekliyor. Uzun yazı dizisi oluşturabilecek 2 fikir de var aklımda ama uzun çabalar da gerektiriyorlar. Ama en büyük hedefim ayda 1 yazının altına düşmemek. Kendimi tembelliğe alıştırmış olurum o zaman.

Bu şekilde kendi kendimi sorguladığım bir yazının daha sonuna geldim. Şu kadar okunmazsa veya şu kadar kazandırmazsa yazmam gibi bir motivasyonum yok. Bu yüzden durmak için de bir sebebim yok. Tek rakibim kendim :D Bakalım seneye hala nefes alıp verebiliyorsam neler yazacağım. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere :)


Bir yorum yazabilirsiniz