Yine bir yıl dönümü sorgulama yazısı zamanı geldi :) Bu yıl minimum hedefi ancak tutturmuşum ve toplam 12 yazı ile ayda ortalama 1 yazı yazmışım. Geçen yılın yazısında seneye hala hayatta ve işin başında olursam ne yazarım acaba diye yazmışım. Hala hayatta ve işin başında olduğuma göre bu senenin konusu nedir? Dünyanın sıkıcı halleri.
Geçen yıl blogda yazabileceğim konuların bitebileceğinden endişe etmiştim. Görünüşe göre yazmayı düşündüğüm yazıların çoğunu yazabilmişim ama bu yıl başka bir psikoloji hâkim. Geçen yıl sorguladığım gibi bazı yazıların insanlara günümüz dünyasında herhangi birşey katmayacağını veya anlamsız olacağını düşünüyorum hala. Bu yıl biraz tembellik yaptığım doğrudur ama 2024-2025 yılları içerisinde olan olaylara bakıldığında dünyada ve özellikle de Türkiye 'de hiç iç açıcı şeyler olmuyor.
Güncel duruma baktığımızda Amerika seçimlerini, iki kötü aday arasından daha kötü olan Trump kazandı. Rusya Ukrayna 'yı işgal etti ama Amerika 'nın çıkarları Rusya ile iyi geçinmeyi gerektirdiği için olan Ukrayna 'ya oldu, resmen satıldı. Şaibeli 7 Ekim saldırısını bahane eden İsrail yönetimi yıllardır olduğu gibi Filistin 'i katliamlarla yok etmeye ve genişlemeye devam ediyor. Türkiye 'de ise her gün daha da zorbalaşan iktidar ve bu zorbalığı kendi içinde normalleştirmiş olan destekçi kitle, hayatı yaşanılmaz hale getirmenin yanında ülkenin geleceğini de hiç olmadığı kadar fazla tehlikeye atıyor. Ekonomimiz ise dünya tarihinde eşine az rastlanır bir fakirleşme yaşatıyor. Çünkü devlet kurumları rakamlarla oynuyor ve bürokrasi gerçekleri gizlemek üzere işliyor.
Aslında benim blog yazma amacım çoğunlukla bir hobi olması ve bir miras bırakmak. Fakat bu saydığım gerçekliğin var olduğu dünyada öncelikli olarak neleri konuşmak gerekir diye bir soru geliyor insanın aklına. Bu yüzden kendi penceremden dünyada yanlış gittiğini düşündüğüm şeyleri de yazmaya çalışıyorum. Ama şunu da iyi biliyorum. İnsanoğlu sadece yaptığı yanlışlardan değil, yapmadığı doğrulardan da sorumludur. Yani yanlışları bilmenin ve konuşmanın tek başına faydası yoktur. Ayrıca neler yapıyor olmalıyız diye de düşünmemiz gerekiyor. Mesela kısır düşünce yapılarımızı değiştirmemiz gerekiyor. Anlayış ve iletişim üzerine kendimizi geliştirmemiz gerekiyor. Bunların dışında belki biraz sanatla uğraşsak biraz bilime kulak ve destek versek de fena olmaz. Tabi benim alanım da yazılım olduğu için bu alanda insanlara verebileceğim şeyleri de yazıyorum. Bu şekilde bütün blogun motivasyonu ve içeriği belirlenmiş oluyor.
Fakat bu sefer de insan başkalarına ders veriyormuş moduna giriyor. Fakat yetkin olmadığı konularda dikkatli konuşmalı insan. Günümüzde zaten kendine ve bildiklerine fazlaca güvenen çokça insan var. Bu yüzden öncelik öğrenmek olmalı. Zaten bloga her girdiğimde soldaki başlıkları gördüğümde bu konuda birşeyler yazabilir miyim veya kendimi geliştirebilir miyim diye düşündürüyor. Bu da güzel birşey. Fakat sadece hobi olan konulardan bahsetmek çağın şartları içinde biraz anlamsız gelebiliyor.
Bu yıl da geçen yıl olduğu gibi yılın yazısını seçeyim. Bu yılın yazısı 3 parçadan oluşan çok kapsamlı bir yazı idi. Güncel liste bu şekilde oldu.
Peki bu seneki hedefler neler? :) Sanırım yazmayı düşündüğüm birkaç yazı dışında kendimi minimum 12 yazıyı tutturacak şekilde zorlamaya çalışacağım. Belli bir alana yönelmektense bu sene sayı tutturmaya çalışacağım ama kaliteden ödün vermeyerek tabi ki. Yazdıklarım az yada çok birileri için anlamlı olmalı. Benim kimseye bir zararım yok diyip etliye sütlüye karışmamak günümüzde çok anlamlı değil. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.
Bir yorum yazabilirsiniz