Bir şişe mürekkebe güç yetirmek için, bir deniz olmalısın

Bazen birşeyleri bilir veya fark edersiniz ama tam olarak nokta atışı ifade edemezsiniz. Bazen "nasıl anlatayım ki" dediğiniz şeyler olur. Bu bir felsefe değil, çünkü felsefi yaklaşımınızı mantıksal bir çerçeveye oturtmak daha kolaydır. Bu yazıda iyi ve kötünün savaşı konusunda düşündüklerimi bir sesli düşünce formatında yazacağım. Yani diğer yazılarım gibi belli bir yapısı olmayacak. Bu yazıyı okumadan önce de rage bait ve cancel culture yazılarıma da göz atmayı isteyebilirsiniz.

"Bir şişe mürekkebe güç yetirmek için bir deniz olmalısın". Bu benim uydurduğum bir söylem ve çoğunlukla sorumluluk kavramı ile ilgili. Bir başka söylemim de bunu destekleyecek şekilde şöyle: "Sadece yaptığınız yanlışlardan değil, yapmadığınız doğrulardan da sorumlu tutulacaksınız". Bu da aslında gerçekliğe karşı olan vurdumduymazlığı vurguluyor. Bu hayatta kötü şeyler yüzünden kendinizi hırpalamanıza veya her gün bir başka amaç için sokağa çıkıp yürüyüşler yapmanıza gerek yok. Aslında 1 adet gerçekçi davranışı 1 milyon kişinin benimsemesi bile yeterli olabilir. Sonuçta kötülük yerine iyilikten taraf olacağınızı düşünüyorum. Yani yaratılış perspektifinden de, evrim perspektifinden de, mantıklı olan budur. Değil mi?

Yani en başta başkasına yapabileceğiniz 1 iyilik seçerek bile başlayabilirsiniz. Ama gariptir, en nüfuzlu veya yetkili veya zengin kişilerin bu konuda genelde en az çaba gösterdiklerini görürsünüz. İmkansızlıklar veya sıkıntılar içinde yaşayan kişilerin, birşeyleri iyi yönde değiştirme konusunda daha çok fikirlerinin ve çabalarının olduğunu görürsünüz. Çünkü bunların sonuçlarını kendileri bizzat yaşıyorlardır ama değişim konusunda bir etkileri yoktur. Bu yüzden de açığı kapatmak, daha fazla imkanı olan insanların yükümlülüğüdür.

Ama küçük eylemler de yeterli olmaz. Mesela sadece bir tweet attınız diye bu dünyada yeterli değişime sebep olamazsınız. Bir süre sonra kötülüğün yıkıcı gücünün iyiliğin yapıcı gücünden daha yıkıcı ve etkili olduğunu fark edersiniz. Bir şişe mürekkep ile belki bir gölün rengini bile değiştirebilirsiniz. Kötülük iyiliği kovar ve yeni kötülükler doğurur. Bu bir kanser gibidir. Bu yüzden karşı koymanız için 1 kötülüğe karşı 10 kat fazla iyilik gerekir. Özellikle de hareket alanı geniş olanların diğerlerinin eksiklerini kapatmaları gerektiğini bilmeleri gerekir.

Sorumluluk her zaman gözümüzün önünde değildir, bazen bizim sorumluluğumuzu fark etmemiz gerekir. Mesela sosyal medyada daha çok takipçiye sahip olmak bize daha fazla sorumluluk yükler, çünkü eriştiğimiz kitle büyüktür. Mesela hayatımızı idare ettireceğimizden çok daha fazla paramız varsa bir kısmını paylaşmamız gerekir, ki bu sayede başkaları da iyilik kervanına katılabilsin. Etrafımızda bilgili insanlar varsa onlardan birşeyler öğrenip başkalarına da aktarmamız gerekir. Gücümüz kuvvetimiz yerine ise yaşlılara veya engellilere yardım etmemiz gerekir. Bir yerde bir kötülük görüyor veya biliyorsak yetkilileri bilgilendirmemiz gerekir. Bu liste uzar gider ama siz sorumluluğunuzun size hatırlatılmasını beklememelisiniz. Kendinize "madem elimde bu var, bununla ne yapmalıyım" diye sormalısınız.

Bir yandan da Kötülüğün yayılmasının sonuçları etkileri var. İnsanlar hoş olmayan tecrübelerinden dolayı empati yapma isteğini veya yeteneğini giderek kaybedebiliyorlar. Empati olmayınca da bencilliğin kapısı açılıyor. Bencillik de sorumluluğunu bilmeyen veya umursamayan insanlar yaratıyor. Aslında insanları yargılamıyorum ama toplumu topluma anlatmaya çalışmak gibi bir niyetim var. Bir grup kötü insan yüzünden bencilliği benimsemek zorunda kalmış insanlar var. Ama bir yandan da doğuştan bencil olanlar var. Sonuçta değişmeyen gerçek şu ki, kötülük sesli ve hızlı yayılır. Yani yine dönüp 1 kötülüğe karşı 10 iyilik gerektiğini fark edebiliriz.

Mesela dünyada kötü niyetli hatta şeytani sistemler var ve bunlar size kısa yoldan para veya güç vaat ediyor. Bu sistemlerin çürümüş ve kokuşmuş olduğunu herkes biliyor. Ama yine de böyle sistemleri destekleyip koruyanlar var. Çünkü zamanı veya fırsatı gelirse onlar da bu kısa yollardan faydalanmak istiyorlar. Yani iyi olanı destekleyeyim derken sadece para veya güç sahipleri ile savaşmayacaksınız. Aynı zamanda parazit kitlelerle de savaşacaksınız. Hatta bu demokrasilerin bile düzgün işleyememesine sebep olan bir konu. Ve yine 1 kötülüğe karşı 10 iyilik gerekeceğinin göstergesi.

Sosyal medyada da kötü niyetli kişiler çok ve algoritmalar sayesinde daha fazla tıklanma alıyor ve popülerlik kazanıyorlar. Böylece dezenformasyon veya zararlı içerik yayılması da hızlanıyor ve kolaylaşmış oluyor. Neredeyse artık faydasız şeyler geçer akçe haline geldi. Biyolojik ortamlarda bakterilere yaşama alanı verince çoğalırlar ya onun gibi. İşte bu da size 1 kötülüğe karşı 10 iyilik gerekeceğini gösteriyor.

En başta söylediğim gibi, bu yazı çoğunlukla sesli düşünme gibi oldu. Zaten kimseye nerede ne yapacağını söylemek gibi bir otoritem de yok. Herşey sizin koşullarınıza bağlı. Bir deliliği durdurmak için bir tweet atabiliyorsanız, atmalısınız. Daha çok kazanıyorsanız daha çok paylaşmalısınız. Kimsenin sorumluluklarınızı hatırlatmasını beklememelisiniz. En önemlisi de ortak akıl ve eylem ile fark yaratabileceğinizi bilmelisiniz. Belki o zaman yayılmaya devam eden karanlığı durdurmak için bir şansınız olur. Dilerseniz toplumlar neden çöker isimli yazıma da göz atabilirsiniz. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.


Bir yorum yazabilirsiniz